CEZA İŞLERİNDE KARŞILIKLI ADLİ YARDIM AVRUPA SÖZLEŞMESİ VE 69/2 SAYILI GENELGE ARASINDAKİ POTANSİYEL ÇELİŞKİLER: HUKUKİ BİR ANALİZ

CEZA İŞLERİNDE KARŞILIKLI ADLİ YARDIM AVRUPA SÖZLEŞMESİ VE

69/2 SAYILI GENELGE ARASINDAKİ POTANSİYEL ÇELİŞKİLER: HUKUKİ BİR ANALİZ

  1. Giriş

Uluslararası hukuk ve adli işbirliği alanında, farklı hukuki metinler arasındaki uyum ve muhtemel çelişkiler kritik bir öneme sahiptir. Bu makalede, Ceza İşlerinde Karşılıklı Adli Yardım Avrupa Sözleşmesi (bundan sonra kısaca “Sözleşme” olarak anılacaktır) ile 69/2 sayılı Genelge (bundan sonra kısaca “Genelge” olarak anılacaktır) arasındaki ilişki detaylı olarak incelenecektir. Belirtmek isterim ki bu makale akademik bir çalışma olmayıp, pratikte yaşanan sorunları ele almaktadır.

  1. Yasal Çerçeve
  • Ceza İşlerinde Karşılıklı Adli Yardım Avrupa Sözleşmesi

Ceza İşlerinde Karşılıklı Adli Yardım Avrupa Sözleşmesi, Avrupa Konseyi tarafından hazırlanmış ve uluslararası ceza hukuku alanında devletler arası adli yardımlaşmanın temel ilkelerini belirleyen önemli bir uluslararası sözleşmedir. Sözleşmenin temel amacı, üye devletler arasında ceza konularında karşılıklı adli yardımlaşmanın usul ve esaslarını düzenlemektir. Ülkemiz Avrupa Konseyine üye ülkelerden olmakla, aynı zamanda bu sözleşmeye de taraf olmuştur.

  • 69/2 Sayılı Genelge

69/2 sayılı genelge ise ulusal düzeyde, adli yardımlaşma süreçlerine ilişkin iç hukuk düzenlemelerini içermektedir. Genelge, uluslararası sözleşmelerden kaynaklanan yükümlülüklerin iç hukukta uygulanma usullerini belirlemektedir.

  1. Potansiyel Çelişki Alanları

Uluslararası istinabe, bir devletin yetkili bir adli makamının diğer bir devletin adli makamı adına yerine getirdiği işlemler bütünüdür. Genelgede belirtildiği üzere, istinabe işlemleri, ilgili devletlerle aramızda yürürlükte bulunan ikili anlaşma ya da çok taraflı sözleşmeler vasıtasıyla, bunların bulunmaması halinde de uluslararası teamül hukuku kuralları ve karşılıklılık ilkesi çerçevesinde yürütülmektedir. Avrupa ülkeleriyle ülkemiz arasında yapılan istinabe talepnamelerine dayanak Ceza İşlerinde Karşılıklı Adli Yardım Avrupa Sözleşmesi’dir. Zira, Avrupa ülkelerinin hemen hemen hepsi Avrupa Konseyi üyesi olarak bu sözleşmeye değişik zamanlarda taraf olmuştur.

  • İstinabe Evrakının Hazırlanacağı Dil Sorunu

Bu konuda Sözleşme’nin 16/2’nci maddesi şu şekildedir; “Akit Taraflardan her biri, Sözleşmenin imzası veya onaylama veya katılma belgesinin tevdii anında, Avrupa Konseyi Genel Sekreterine yapacağı bir bildiri ile talepnamelerin ve bunlara ek belgelerin, kendi dilinde bir tercümesi veya Avrupa Konseyi resmi dillerinden birine veya Avrupa Konseyi resmî dillerinden tercih edeceği bir dile çevrilmiş metinleri ile birlikte kendisine gönderilmesini istemek hakkını saklı tutabilir. Diğer Taraflar karşılık kuralını uygulayabilirler.” Dolayısıyla Konseye üye ülkeler, Sözleşmeye taraf olurken veya daha sonra bildirimde bulunmakta, bu bildirimde ülkelerine gönderilecek istinabe talepnamelerinin hangi dilde çevirisini kabul edeceklerini belirtmektedirler. Avrupa Konseyi’nin resmi dili Fransızca ve İngilizce dilleridir. Bazı istisnalar haricinde hemen hemen sözleşmeye taraf tüm ülkeler, verdikleri beyanlar uyarınca kendilerine gelen istinabe talepnamesinin, konseyin resmi dilleri olan, İngilizce veya Fransızca diline çevirisini kabul etmektedirler. Konsey ve Sözleşme aslında bir bakıma yaşayan canlı yapılardır ve süreç içerisinde ülkelere göre kurallar değişebilmektedir.

Bu kurallara, en güncel olarak Avrupa Konseyi’nin resmi internet sayfasından ulaşılabilmektedir. Konsey’in sitesinin Sözleşmeye ilişkin kısmında, ülkelerin, Sözleşmenin 16/2 maddesi uyarınca verdikleri beyanlara MLA – country information – PC-OC linki üzerinden ulaşmak mümkündür. Bu link incelendiğinde hemen hemen tüm ülkelerin gönderilecek belgeleri İngilizce olarak kabul ettiği görülmektedir.

  • 69/2 Sayılı Genelge’nin Adli Yardımlaşma Evrakının Tercüme Ettirileceği Diller Başlıklı Eki

Genelgenin “Adli Yardımlaşma Evrakının Tercüme Ettirileceği Diller” başlıklı iki numaralı eki, ülkelere göre evrakın hangi dile tercüme ettirileceğini gösteren bir tablo içermektedir.  Ancak bu tablo incelendiğinde Sözleşme ile bazı uyumsuzluklar göze çarpmaktadır. Örneğin tabloda Gürcistan ülkesine gönderilecek istinabe evrakının sadece Gürcü diline tercüme edilebileceği belirtilmektedir. Oysa ki; Gürcistan ülkesi Konsey’e verdiği beyanda, ülkesine gönderilecek ceza konularına yönelik istinabe talepnamelerinin ve eklerinin İngilizce diline tercümesini de kabul edeceğini belirtmiştir. Benzer bir durum Romanya ülkesi açısından da geçerlidir. Genelge ekindeki tabloda, Romanya ülkesine gönderilecek taleplerin, Romence diline tercüme edilmesi gerektiği belirtilmiş ise de Romanya, yukarıdaki resmi linke tıklandığında görüleceği üzere, Konsey’e verdiği beyanda ülkesine gönderilecek istinabe talepnamelerin Avrupa Konseyi’nin resmi dillerinden (Fransızca veya İngilizce) birine tercümesini kabul edeceğini beyan etmiştir. Buna ilişkin örnekler çoğaltılabilir. Dolayısıyla Genelge ile Sözleşme arasında bir çelişkinin varlığı mevcuttur. Ancak Anayasamız uyarınca; “usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir”, bu şekilde Sözleşmeye üstünlük tanınması gerektiği düşünülmektedir.

  • Analiz ve Değerlendirme

Uygulamada, savcılık veya mahkemelerce; bakanlığa, Sözleşme uyarınca İngilizce veya Fransızca tercümeli olarak gönderilen istinabe talepnamelerinin Genelgeye dayanılarak dil gerekliliği sağlanmadığı gerekçesiyle bazen iade edildiği (Romanya’ya Rumence olmalı, Gürcistan’a Gürcüce olmalı vb. gibi) gözlemlenmektedir. Oysa ki Genelge eski tarihli olduğundan güncellenmesi gerekmektedir ve bu şekilde Genelgenin bazı hükümleri taraf olduğumuz Sözleşmeye aykırıdır. Uygulamada da Fransızca, İngilizce ve Almanca harici diğer dillere çeviri yapacak tercüman pek bulunamadığından, bu husus göz ardı edildiğinde, yargılama uzamaktadır. Ayrıca örneğin; Gürcüce, Rumence ya da Danca çeviri yapabileceğini belirten tercümanlar ise çok yüksek meblağlar istemekte, usulsüz çeviriler yapmakta ve bu da kamu zararına neden olmaktadır.

  1. Çözüm Önerileri

Her ne kadar usulüne uygun yürürlüğe giren uluslararası sözleşme hükümleri, Genelge ile çeliştiğinde sözleşme hükümlerinin uygulanması gerektiği açık olsa da Ceza İşlerinde Karşılıklı Adli Yardım Avrupa Sözleşmesi’nin ülkelere göre değişen dil kurallarını sürekli takip etmek kolay değildir. Ancak 69/2 sayılı Genelgenin de eski tarihli kaldığı ve güncellenmesi gerektiği de açıktır. Dolayısıyla bu konuda yabancı dil bilen ve uluslararası sözleşme mevzuat takibini doğrudan yapabilecek kadroların ihdas edilmesi gerektiği düşünülmektedir.

  1. Sonuç

Ceza İşlerinde Karşılıklı Adli Yardım Avrupa Sözleşmesi ve 69/2 sayılı genelge arasında mutlak bir çelişkiden söz etmek mümkün değildir. Aslında genelgedeki eksiklik, eski tarihli olmasından kaynaklanmaktadır. Uygulamada ortaya çıkan yorum farklılıkları dikkatle ele alınmalı ve sürekli bir uyum çalışması yürütülmelidir. Unutulmamalıdır ki aslolan makul sürede yargılanma hakkıdır.

Kaynakça

  • Ceza İşlerinde Karşılıklı Adli Yardım Avrupa Sözleşmesi
  • 69/2 Sayılı Genelge
  • Avrupa Konseyi Resmi Internet Sitesi
  • Uluslararası Hukuk Doktrini Kaynakları