Mahkemelerimizde görülmekte olan davalarda bazı durumlarda, başka ülkelerden delil temin edilmesi gerekebilmektedir. Bu durum hukuk davalarında en çok yurtdışında bir tanığın dinlenmesi gerektiği zaman ortaya çıkmaktadır. Davadaki meselenin açıklığa kavuşturulabilmesi için, başka ülkelerdeki makamlardan destek talebinde bulunmanın bazı usul kuralları bulunmaktadır. Bu usul kurallarının başında; bir istinabe talepnamesinin hazırlanması gelmektedir.
63/2 sayılı genelgede belirtildiği üzere; uluslararası istinabenin kaynakları, ikili anlaşma veya çok taraflı sözleşmeler ile uluslararası adli yardımlaşma kurallarıdır. Genel olarak uluslararası usul hukukunda istinabe, mahkemenin görmekte olduğu bir davada nihaî karara varabilmek için fiilî ve hukuki engeller nedeniyle yapamayacağı tarafların veya tanıkların dinlenilmesi, bilirkişi incelemesi, keşif yapılması gibi usulî işlemleri yabancı bir devletin yetkili makamına yaptırmasıdır. Ülkemiz birçok başka ülke ile istinabe taleplerinin yerine getirilmesi için iki taraflı adli yardımlaşma anlaşmaları imzalamış ve aynı zamanda bu konuda en önemli uluslararası kaynakları oluşturan 1954 tarihli Hukuk Usulüne Dair Sözleşmesi (bundan sonra 1954 tarihli Sözleşme olarak anılacaktır) ile 1970 tarihli Hukukî veya Ticarî Konularda Yabancı Ülkelerde Delil Sağlanması Hakkında Sözleşme’ye (bundan sonra 1970 tarihli Sözleşme olarak anılacaktır) taraf olmuştur.
2025 yılının ilk çeyreğine kadar 1970 tarihli Sözleşme uyarınca yurtdışı delil temin talebinin düzenlenmesi usulüne göre; yabancı devlet yetkili makamlarına gönderilecek istinabe talebine esas olmak üzere, yapılması istenen işlemlerin belirtildiği, ilgili adli makamın imza ve mührünü taşıyan 15 maddeden ibaret istinabe talep yazısı düzenlenmekte ve bu evrak çevirisiyle birlikte ilgili ülkeye gönderilmekteydi. Yapılan değişiklikle istinabe talep yazısı olarak adlandırılan form 15 maddeden 13 maddeye düşürülmüş ve forma bazı yeni konu başlıkları eklenmiştir. Formun son haline Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü’nün resmi internet sitesinden ulaşılabilmektedir.
Yurtdışından delil temin talepleri uzun süreler gerektirdiğinden, ilk anda talebin usulüne uygun olarak hazırlanması önem arz etmektedir. Aksi takdirde usule aykırılıktan delil temin talebinin reddedilmesi, bir davada senelere mal olabilmektedir. Hukuk büromuz bu alandaki etkin çalışmalarıyla; yurtdışı bağlantılı davaların en kısa sürede sonuçlandırılması için aktif hizmet vermektedir.


